
Bu çıkarım Aziz Yıldırım'a ve basın yayın kuruluşlarında çalışan pek çok futbol ulemasına ait. Çok basit şekilde açıklıyorum hangisi gerekli hangisi gereksiz siz karar verin.
Lucas Neill: Stoper bölgesinde oynayabilen, ayaklarına hakim ve topu oyuna sokabilen, aynı zamanda savunma hattına liderlik edebilecek bir oyuncu ihtiyacını ilk yarıda fazlasıyla çeken Galatasaray, tuttu bu adamı İngiltere'den getirdi. Bu haftaya kadar 2. yarının her maçında oynadı. Performansı ortada.
Joao Alves Da Silva: Forvette Nonda'dan yeterli performansı alamayan Galatasaray, Baros'a alternatif olabilecek, ayağına Nonda'dan daha çok hakim ve hareketli bir hücumcu arıyordu. Jo'yu İngiltere'den opsiyonlu kiralama yöntemiyle getirdi. 90 dakika oynadığı ilk maçta ilk golünü, ikinci 90 dakika oynadığı maçta ikinci golünü attı. Kasımpaşa maçında ki performansı ortada. Dezeavantajı Avrupa'da oynayamayacak olmasıydı ama Jo gibi gencecik bir potansiyeli Türkiye'ye opsiyonuyla getirme fırsatını yakalamışsanız bence bu doğru transferdir çünkü sizin için bu sezon Lig, Avrupa Ligi'nden çok daha önemliydi... Nitekim şuan için Lig'de Nonda'yı arayan yoktur eminim...
Dos Santos: Hiçbir maçta 90 dakika oynamadan amansızca eleştirildi. Risk almadığı yönünde bende bir eleştiride bulundum kendisine ve risk almaya başlarsa bu ligi birbirine katacağını idda ettim. Nitekim 90 dakika oyunda kalıp, risk aldığı ilk maçta Kasımpaşa'yı dağıttı. Futbolu çok iyi biliyorum diyen, spor yazarlarına ve yorumcularına tükürük yalattı. Uğruna Nonda'nın gönderilmesi çok tartışılırken bir de etkisiz(bakın kötü demiyorum) performans göstermesi "gereksiz transfer" ve "paf takımında bile oynayamaz" yorumlarına sebep oldu. Getiriliş sebebi Kewell'ın ani sakatlığı sonucu kanat rotasyonuna +1 adam sağlayabilmekti. Zira iş göremeyen Nonda yerine Jo'nun da gelişiyle Nonda'yı gözden çıkarmak kolay oldu Rijkaard'ın da onayıyla. Kasımpaşa maçında ki oyunun ardından kalitesini tartışacak yorumcu yoktur eminim... Hatta dün gece Kewell kadroya nasıl girecek diyenler bile oldu. Ancak zaten olay da bu. Her mevkiinizde birbirini zorlayabilecek iki oyuncunuz varsa her turnuvada yürüyebilirsiniz. Tabii ki Türk Medya'sı henüz bu kavramlardan habersiz.
Şimdi gelelim idda sahibinin şuan bulunduğu duruma. Şuan diyorum çünkü, değerlendirmeyi sezon sonunda yaparız gibi bir açıklamaları var. Fenerbahçe'nin acilen adam eksiltebilen ve iki kanatta da oynayabilen bir açık oyuncusuna ihtiyacı olduğunu savundum devre arası boyunca. Neredeyse bütün tanıdığım Fenerbahçeliler de benimle hemfikirdi. O gereken transfer yapılmadı veya yapılamadı bilemiyorum. Ancak Fenerbahçe, bu sezon sonunda ligi nerede bitirirse bitirsin, geçen sezon Galatasaray'ın düştüğü hataya düştü. Bu kesin. Yoğun maç temposuna derinliği olmayan kadroyla devam edebileceklerini düşündüler. Şuan takımda kimin bek, kimin açık, kimin stoper olacağını bırakın Fenerbahçeli taraftarları, Daum bile bilmiyor... Bunda şanssızlığın da etkisi yok mu? Tabii ki var. Mesela formda Uğur'un zemin yüzünden sakatlanması. Ancak, Fenerbahçe Yönetimi yada Aziz Yıldırım üç kulvara yetecek kadromuz var derken Özer Hurmacı ve Mehmet Topuz'un yedeği olarak Vederson'u kastediyorsa zaten Deniz Barış'ın da sol açık oynamasında problem yok demektir...