
Bursaspor'un bugün başardığı elli yılda bir olur. Özellikle ilk yarının başında Daum'un oynamalarını istediği gibi oynayıp Fenerbahçe'nin ekmeğine yağ sürdüler. Maç sonunda yapmaları gereken uzun topları maçın ilk dakikasından itibaren yapmaya çalıştılar. Kalabalık Fenerbahçe savunmasından dönen toplar aynen Bursaspor defansına gelip, tehlike yarattı. Bu süreçte Fenerbahçe'nin ortasahada ki yoğun baskısını da unutmamak gerekiyor. Açıkçası Fenerbahçe 2-0'a kadar ki oyunuyla o skoru hakettiğini gösterdi. Buna Bursa'nın da katkısı çoktu tabii ki... Ancak bu sezon Fenerbahçe'nin en büyük sıkıntılarından biri, skoru korumaya çalıştığında, defans ve ortasahada müthiş problemler yaşaması. Bu durumun bir sebebi, Bilica,Deniz,Dos Santos ve Baroni gibi oyuncuların yetersizliği olarak açıklanabilir. Ancak bu sebep kadar bir başka sebep de, skoru korumak isteyen Fenerbahçe'nin kapandığında, Güiza'nın etkisizliğiyle ileride top tutamaması ve ileri uca Güiza'ya pozisyon yaratmak için atılmış olan Alex'in ortasahaya sıfır yardım etmesidir. Alex Türkiye Ligi'nin tartışmasız en değerli, en etkili oyuncusudur buna şüphe yok. Ancak modern futbolda artık kendisi gibi 10 numara pozisyonunu kaldıramıyor hiçbir ekip. Azcık mücadele eden takım sizi bir anda 9 kişi bırakıyor 10 numarayla oynadığınız sistemde... Herneyse maça dönelim. Maç Fenerbahçe'nin istediği gibi giderken Bursaspor ani bir kanat organizasyonuyla golü bulunca Fenerbahçe, liderliği alma psikolojisiyle skoru korumaya gitti. Böylece yukarıda anlattığımız durum oluşmuş oldu. Yine de Bursaspor koşmak dışında hiçbir üretkenlik gösteremedi. Son on dakika Ertuğrul Sağlam'ın uyarısıyla uzun toplara başlayan Bursaspor, Fenerbahçe'nin yetersiz savunmasıyla vede şansının da yardımıyla beraberlik golünü buldu. Üçüncü gol ise Fenerbahçe dikkatsizce saldırırken geldi. Yani baktığımızda, Bursaspor bu maçı üst düzey oyun kabiliyetiyle kazanmadı. İyi mücadele ettiler, şansları yaver gitti ve Fenerbahçe savunmasının açıklarını iyi değerlendirdiler. Bana göre Bursaspor, tarhinin en önemli galibiyetlerinden birini aldı. Bu önemli zafer kupa maçında gelecekti ama bu maça kısmetmiş demekki. Maça Fenerbahçe açısından bakarsak, Daum'un sistemi artık Türkiye Ligi için çağ dışı. Turkcell Super Ligi Daum'un bıraktığı yerde değil. En kötü takım bile ölümüne koşup, mücadele ediyor. Çok ağır bir darbe yedi Fenerbahçe bu hafta. Ancak bu darbeyi Güiza'dan değil, Daum'dan yedi. Daum'un bu sistemi her maç Fenerbahçe'yi 9 kişi bırakıyor. Bu sistemde Semih, Güiza'dan kesinlikle daha faydalı olur ama genel çehre değişmez. Açıkçası bu maçta Güiza'nın gol kaçırmaktan çok tamamen etkisiz kaldığını ve bunun sebebinin Daum'un sistemi olduğunu söylemek gerekir. Fikstür avantajı hakkında da bir iki kelam etmek gerekirse. Futbolda fikstürün detay olduğunu, Fenerbahçe canlı şekilde yaşayarak kanıtlıyor Türkiye'ye...