23 Nisan 2012 Pazartesi

Topun da canı vardır



Maçtan önce kendi adıma dilemem gereken gecikmiş bir özür var önce onu halledeyim. Beni tanıyan herkes ikinci dönemini canlı gözlerle izlemiş biri olarak, Fatih Terim'i hiç sevmediğimi bilir. Hatta üçüncü döneme başlarken hoca, benim kadar üzgün ve ümitsiz olanı da yoktur. Fatih Terim'den ve kendisinin futbol bilgisine gösterdiğim saygısızlıktan dolayı özür diliyorum. Kendisi Türkiye'nin yetiştirdiği en büyük hocadır. Karambol ve kaos futboluyla kesinlikle işi yoktur. Türkiye'de bu yaptığımı yapması gereken binlerce insan var bundan da eminim.

Maç için söylenecek sözler çok fazla değil aslında. Son 10 yılda bu şekilde bir tarafın diğer tarafı ezdiği derbi , Fenerbahçe 'nin 4-0 kazandığı 2005/2006 sezonu Kadıköy maçıdır. Fenerbahçe'den bağımsız olarak son vuruşlar hariç muhteşem bir futbol oynadı Galatasaray. Fenerbahçe hafif tempo yapmaya çalıştığında dahi orta saha da kıstırıp topu teslim aldı. Bu maçı futbolun gerçekleriyle anlatmak imkansız. Şöyle ki golleri özetten çıkarın ve istediğiniz kadar insana izlettirin, maçı çubuklu takım kazanmıştır diyecek bir futbol seyircisi bulamazsınız. Hatta şöyle bir iddiam var: maç 1-1 olduktan sonra arka arkaya kaçan 3 Aydın pozisyonu herhangi başka bir maçta arka arkaya kaçamaz, kaçmaz. Futbol da hayatın tüm dengelerini içinde barındırır. Dün Galatasaray'ın başına gelen, hayatta herkesin başına bir-iki kez gelmiştir. Bu noktada önemli olan ileriye bakabilmek. Fenerbahçe adına belkide 2 sezon sonunda ilk kez Aykut'un yaptığı bir hamlenin mantığını anlayabildim. Belki de ilk defa doğruyu düşünüp uyguladı Aykut Kocaman ve karşılığını aldı. Emre-Aydın değişikliği sonrası Galatasaray'ın takım savunması bariz şekilde zayıfladı. Aydın'ın geri dönmemesi Eboue'yi savunmada yalnız bırakıyordu. Ziegler-Bienvenu-Özer üçlüsünü solda tutan Aykut Kocaman degajlar dahil bütün oyununu oraya yönlendirdi ve 3. denemesinde golü buldu. Belki bulamayabilirdi de ancak topun canı böyle istedi.

Şuna çok inanırım. İçinde bu kadar pozitif değer bu kadar artılar barındıran bir durumun sonucu negatif olamaz. Galatasaray oynamaya devam edecek bizde desteğe devam edeceğiz. Ancak sonucu ne olursa olsun ben bu takımı çok sevdim sevmeye de devam edeceğim. Fatih Terim sezon başında söylediğini gerçekleştirdi ve ezeli rakibine çok önemli bir maç kaybetmiş Galatasaray'ı tribünler alkışladı maç sonunda. Türkiye gibi sadece sonuç odaklı, dar dünya görüşü olan insanların olduğu memlekette bunu başarabilmek, kaybederken takdir toplayabilmek maçın da özeti aslında. 1999/2000 Galatasaray'ın dan beri en iyi Galatasaray'dır bu izlediğim. Maç skoru 1-2 iken bile topu şişirmek yerine ayağa oynayan Galatasaray'ı ve 1-1 iken beraberlik istemeyen(ki Galatasaray budur) "kazanan ruhlu" Fatih Terim'i sonuna kadar destekleyeceğim. Galatasaray izleyip neler olacağını hepbirlikte göreceğiz.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder